Tarih: 28.03.2020

KORKMAYALIM

16.03.2020 13:25

KORKMAYALIM

2020 Yılına ilk girdiğimiz saatlerde herkes yeni yılla ilgili temennilerini söyler, kutlama yapar, mesaj verir ya!.... birileri bedduamı etti, ne yaptı bilinmez ama bildiğimiz birşey varsa, 2020 yılı ülkemiz için koca bir kabus yılı olarak tarihe geçecek. Henüz 2020’den üç ayı geride bırakmadan yaşadığımız felaketler ve korku dağları aştı!...

Dünyayı kasup kavuran korana virüsü henüz ülkemize girmeden tetbirleri elden bırakmayan sağlık bakanımız başta olmak üzere tüm teşkilat çalışanlarına önce kocaman bir alkış gönderelim ve teşekkür edelim. Çinde başlayıp Dünyayı etkisi altına alan ve özellikle Avrupayı esir alan korana virüsü nihayet ülkemizede giriş yaptı. Yurt dışından ülkemize gelen vatandaşlarımızın getirdiği virüs şimdilik kontrol altında ve ölümcül bir sonuç doğurmadı. Ümreden dönen ve dün saat 24.00 itibari ile Avrupadan ülkemize son girişleri yapanların getirdiği, yada getireceği virüslerin dışında endişe yaratacak bir durum olmadığı görülüyor. Vaka sayısı her ne kadar 18’e çıkmış olsada hepsi kontrol altında ve gerekli müdahale yapılıyor.

Korana virüsü ile ilgili ulusal medyada hergün proğramlar yapılıyor, konunun uzmanları virüsle ilgili en ayrıntılı yorumlarını yapıp, teorilerini ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada gerçek ve gerçek dışı binlerce bilgi dolaşıyor, kısacası ağzı olan konuşuyor, canı sıkılan sosyal medyada birşeyler paylaşıyor. Acaip bir bilgi kirliliği var, hergeçen gün artan korku ve endişe ile insanların psikolojisi bozuldu. Kim nasıl tetbir alacağını şaşırdı....

Bugünlerden çıkarmamız gereken çok dersler var. Bu virus sayesinde birçok şeyi öğrendiğimizi, bazı alışkanlıklarımızdan geri durmamız gerektiğini ve bundan sonraki yıllarda daha tetbirli olmamız icab ettiğini düşünüyorum.

Birincisi alınan tetbirler yeterli değil ve eksik. Birçok kamu kurumu, işyerleri, hatta evlerimizi ve ellerimizi bile dezenfekte ederken unuttuğumuz birçok noktayıda hatırlatmak isterim. İnsanlar birbiri ile tokalaşmıyor, öpüşmüyor, çünkü virüs insandan insana bir metrelik mesafede bulaşıcı ve tehlikeli. Ne varki insanların elini değdirdiği ama dezenfekte edilmeyen o kadar çok yer varki, buraları es geçmemiz, virüsün yayılmasına vesile olur. Ya herkes eldiven ve maske kullanacak, ya da ellerimizin değdiği heryer dezenfekte edilecek, temiz tutulacak. Örneğin kullandığımız asansörler, cebimizde dolaşan kağıt paralar, çocuklarımızın oynadığı oyun parkları, bankaların ATM’leri, işyerlerimizin ve evlerimizin kapı kolları, velhasıl elimizin değdiği heryer dezenfekte edilmeli ve temizlenmeli.

İkincisi,  virüslerin kışa girerken kendisini gösterdiği ve yayıldığı gerçeğinden yola çıkarak temizlik ve dezenfekte işlemlerimini bundan sonraki yıllar için sonbahanda yaparak kış boyunca hertürlü tetbiri elden bırakmamalıyız.

Üçüncüsü, özellikle grip, öksürük gibi hastalığı olanlara maske takma zorunluluğu getirilmeli, bu insanların hastalığı süresince evden çıkmalarına izin verilmemeli...

Dördüncüsü, Türk geleneklerindeki tokalaşma ve daha önemlisi öpüşmeyi kaldırmalı, sevgi ve saygı işaretimizi değiştirmeliyiz.

Bu örnekleri çoğaltmamız mümkün. Daha fazla detaya girmek istemiyorum. Moralimizi bozmadan, korkmadan, dayanışma içinde bu süreci en az kayıpla atlatacağımıza inanıyorum. Herkesin herkese yardımcı olduğu, doğru bilgi akışının sağlandığı, özellikle sağlık bakanlığının direktif ve önerileri ile hareket ettiğimiz zaman daha az hasarla bu süreci atlatacağımızı ve huzura kavuşacağımıza inanıyorum. Herkese virüssüz, sağlıklı günler diliyorum.



* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

Yorumlar
0
  • Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Benzer Haberler
Ulusal Haberler